....sessizce
kullandığımız
herşey tek tek
kabuğundan çıkıp
bizi kullanacaktı
hayat bu kadar
karaydı ....
< target="_top">
4.8.05
burası neresi?
herkes adamla ilgilendi ; halbuki dama atılan pabuc idi !
sonra dönüştüğü şeyi sevmeye başladı adam. ellerinin kokusunu duymuyordu ne de olsa.. herşey biraraya gelmiş ona bakıyor sanıyor aldanıyordu! kaçmak zorunda kalmış ve hayallerini saklandığı boş evlerin birinde bırakmıştı.. yeni heybesini taşıması zordu; bu ağırlığa yeni ağırlıklar eklemekten de kaçıyordu.. belki de hayallerini bilerek bırakmıştı. ne de olsa görülmediğini düşünüyordu. yalanları vardı! sorarlarsa yalanlarından vermeyi planladı. "çok güçlüyüm!" dedi. yalanları o çekilmez ağırlığı kaybolmuştu.. ama hayaller? onlar ne de ağır gelmişti. halbuki daha önceyse hem hayaller hem yalanlar ağırdı.. kendisi hafif!!